Ana Sayfa DİNHİNDU DİNİ Hindistan’da inekler neden kutsaldır?

Hindistan’da inekler neden kutsaldır?

yazan : Zafer Bozkaya

Hindistan’da ineklerin sokaklarda serbestçe dolaştığı, yoğun trafik akışı olan asfaltlarda bile yatarak trafiği tıkadıkları, çevreyi pislettikleri bunlara karşılık halkın bir bölümünün bundan rahatsız olmadığı, Hindu dinindeki kişilerin inekleri besledikleri, onlara saygı gösterdikleri ve hatta onlara taptıkları anlatılır. Bu söylenenlerin bir kısmı doğrudur. Bu anlatılan şeylerin sosyal, ekonomik ve dini nedenlerini ekteki yazımızda bulacaksınız.   

Hindistan’da çok eski dönemlerde insanlar kırlarda yaşardı. Kır yaşantısında süt ve gübre gibi temel ihtiyaçların karşılanması için ineklerden başka doğal kaynak yoktu. İnek gübresi, Hindistan kırsalında bulunan ana yakıt kaynaklarından birisiydi ve aynı zamanda toprağa serpilerek gübre olarak da kullanılırdı. Eski çağlarda yaşayan Hintliler, inek gübresinin ve inek idrarının bir tür dezenfektan olduğunu düşünür ve evlerini temizlemek için de kullanırlardı. Böylece inek, Vedik dönemdeki Hint halkına hem yiyecek, hem yakıt, hem dezenfektan ve hem de gübre kaynağı olmuştu.

İnek sütünün Hindistan’da önemi çok büyüktür. Hindu dinindeki kutsal metinlerde süt ve süt ürünleri her zaman en yüksek seviyeli besin türleri arasında sayılmıştır. Bu ürünlere Satvik (Duyarlı) yiyecekler denir. İnek sütü içmenin büyük bir sakinleştirici etkiye sahip olduğuna ve meditasyon sırasında yoğunlaşmayı artırdığına inanılır.

Hindu dininde, Yajna (ateş) töreni için inek sütünden elde edilen ghee (sadeyağ) kullanılır. Ateş töreni, Hinduların en yüksek seviyedeki ibadetlerinden birisidir. Sadeyağ kaynağı olması açısından da, inek ürünleri dini bir önem kazanmıştır.

Oldukça iri bir hayvan olmasına rağmen ineklerin genelde sakin bir doğası vardır. İnekler, hiç kimseye karşı bir tehdit oluşturmaz. Hindistan sokaklarında sessizce dolaşan inekleri bolca görebilirsiniz. Hindular ineğin hoşgörüsünü, sabrını ve sakinliğini her zaman takdir etmiştir. Böylece, inekler Hindu dininde iyiliği temsil eden ve aynı zamanda Dharma’nın (öz nitelik) da temsilcisi olan hayvanlar olarak kabul edilmiştir. Ayrıca, bir ineğin yavrularına olan sevgisi de güzel bir şeydir ve Veda bilgileri bu bağı hep takdir etmiştir.

İneğe saygı

Eski Hintliler dağlarda ve yaylalarda yaşarken muhtemelen etle besleniyordu. Ancak ovaya yerleşir yerleşmez vejeteryan oldular. Ganj nehri kıyısındaki şehirlerde nüfus çok arttığında, vejeteryan olmanın sayesinde yiyecek bulma sorunlarının azaldığını gördüler. Şehirleşmede yaşanan önemli bir sorun mezbahaların yarattığı su kirliliğiydi. Hem deri endüstrisi hem de mezbaha endüstrisi su kaynaklarını büyük ölçüde kirletiyordu. Et yememe geleneği ile bu kirlilikler önlenmiş oldu.

İnek, sütünü Shiva Lingamına bırakıyor

Bazı yönlerden bakıldığında evin ahırında inek besleme, batı kültüründeki evcil hayvan sahibi olma gibidir. Batı ülkelerinde ve ABD’de köpek eti, kedi eti ve hatta at eti yenmiyor, çünkü bunlar insanların evlerinde veya yakınlarında yaşıyor ve insanlarla aralarında özel bir bağ oluşuyor. Bu tür bağı olan bir hayvanı et kaynağı olarak öldürmek, et yemek için bir insanı öldürmek kadar korkunçtur. Buna benzer şekilde, birçok Hintli de inekleriyle özel bir bağ kurmuş durumdadır.

İnek seven kişi

Hindu dininde inek kültü

Nandi, Shiva’nın bindiği boğadır ve Hindu mitolojisinde Shiva ve eşi Parvati’nin kapı bekçisidir. Shiva ve Parvati’ye adanmış olan tapınakların giriş kapısında ana tanrı figürlerine doğru oturan bir Nandi heykeli mutlaka bulunur. Bunun yanında Hindistan’da sadece Nandi’ye adanmış birkaç tapınak da vardır.

Nandi heykeli / Chamundi Tapınağı – Mysore © Wikimedia Commons

Hindu dininin inanışına göre şimdi içinde bulunduğumuz Karanlık Çağ bir gün sona erecek ve Kali Yuga isimli bir aydınlanma çağı gelecektir. Kali Yuga çağının sembolü ise Kutsal İnek figürü içeren Nandi Bayrağı’dır. 

Nandi Bayrağı © Wikimedia Commons

Beyaz tenli Nandi’yi kağıt üzerine tasvir eden bir resim. Nandi, alçak bir kaide üzerinde duruyor. Taç takmış, dhoti giymiş, dirseklerine, alnına ve göğsüne angavstra denilen bandanalar sarılı. Sağ üst elinde parashu (savaş baltası), sol üst tarafında mriga (ceylan) taşır. Sağ alt elinde tepesinde çömelmiş bir Nandi sembolü olan uzun bir çubuk bulunur. Sol alt eli yanda durur. 

Nandeswara © Wikimedia Commons

Hindu festivallerinde ineklerin kutsanmasına özel bir önem verilir. Bu festivallerde inekler ve buzağılar yıkanır, temizlenir, giysilerle ve çelenklele donatılır. Alınlarına zerdeçal tozu ile üçüncü göz yapılır. İnekler, Aarti törenleri ile kutsanır. Sonra iyi bir şekilde beslenir. İneklerin sevdiği yiyeceklerden buğday ürünleri, organik mercimek ve fasulye filizleri gibi şeyler yedirilir. Adanmışlar, Tanrı Krishna’nın ineklere karşı sevgisini ifade eden şarkılar söyler. Kadınlar, çocuklarının iyiliği için festival günü Nandini Vrat (İnek orucu) tutar, su içmez ve yemek yemezler. 

Festivalde süslenmiş bir inek © Zafer Bozkaya

İnekler ile ilgili inanışlar

İnek ve büyükbaş hayvan eti yememenin akılcı gerekçelerinden sonra Hindistan’da inek ile ilgili bazı batıl inanışları sayalım.

Bir Hindu açısından inek birçok mistik güçler taşıyor olabilir. Bir Hindu, bir inekle karşılaştığı gün şansının açık olacağına inanır. İnek görmek bir ermişin duasını almak kadar uğurludur, bir ineği selamlamak kişinin dualarının gerçekleşmesini sağlar.

İneğe sarılmak

Sind bölgesinde, ambara giren bir ineğe ses çıkarılmaz. Ambara bereket ve uğur getireceğine inanılır. 

Uğursuz sayılan bir yıldızın altında doğmuş olan bir çocuk, ineğin karnının altına yatırılır, bu âdete GOMUKHA PRASAV denir. Böylece çocuğun ineğin karnına girerek günahlarından te­mizleneceğine inanılır. 

Yeni bir ev yapılınca, eşikten geçecek olan ilk canlı, evin sahibinden önce bir inek olur. 

Uzunca bir zaman evinden ayrılmış olan bir kimse geri dönünce, evine kendisinden önce bir inek gönderir. Böylece uzak­tayken evde yerleştikleri varsayılan kötü ruhlar kovulmuş olur.

İneğin ayak izleri de uğur getirir. Tanrı Krşna, bir kadına işlemiş olduğu bir günahın affedilebilmesi için, bir tapınak önünde yapılmış inek ayak izlerine tapınmasını istemiştir. Bir törene bir Tanrıça davet edildiyse, yere inek ayak izleri yapılır, davet edilen Tanrıça’nın bu ayak izlerini izleyerek geleceğine inanılır.

Bebek Krishna’nın ayak izleri.

Bazı kastların inancına göre, bir ineğin yürürken ayakları ile çıkarmış olduğu toz olan (GORAJ) yeni doğmuş bebeklerin bedenine sürülmelidir. Böylece onun kem gözlerden ırak olacağına inanılır. Güneş törenlerinde güneşe serpilecek su yoksa bu maksat için Goraj kullanılabilir.

Bir kimse yavrulamak üzere olan bir ineğe üç defa sarılırsa (PRADAKŞÎNA) Varanasi’de hacca gitmiş kadar sevap kazanır. Bu hareket, bir inek = bir dünya olarak kabul edildiği için, dünyayı dolaş­makla bir tutulur.

Dükkan sahipleri ya bir inek beslerler, ya da dükkanın yakınında inek bulundururlar. Bu sayede dükkanın daha fazla müşteri çekeceğine inanılır. Ekteki fotoğraf Varanasi’deki bir dükkanın içinde bile inek bulundurulduğunu gösteriyor.

İnekli dükkan © Zafer Bozkaya

İnek sütü, yağı, yoğurdu, idrarı ve dışkısından oluşan ve PANCHAGAVYA denilen bir karışım bir çok törende kullanılır. Örneğin, işlediği bir suçtan ötürü kastından ihraç edilmiş olan bir kimse kastına geri alınırken yapılan törende bu karışımdan içer. 

  • Brahminler kendilerini Brahmaya bağlı olduğunu gösterdiğine inandıkları iplikleri her sene yenilerler. Bu törenler sırasında­ biraz Panchagavya alırlar, bu törende hazır bulunanlar da alabilir. 
  • Bir kişi öldüğünde ölünün cesedi evden çıkarıldıktan sonra evin etrafına Panchagavya serpilir. Bu karışım çevreyi günahlardan temizler. 
  • Bir adak adanırken veya adak yerine getirilirken bir miktar Panchagavya alınmalıdır. 
  • Bir çamaşırcı yeni yıkadığı ça­maşırları eve getirdiği zaman az miktarda Panchagavya bu çamaşırlara serpilir. 
  • Bir kastın mensubu başka kasttan birinin evine giriyorsa kapıya aynı karışımdan serpilir. 
Panchagavya içeriği

İnek idrarı; GOMUTRA, bir çok yerlerde kullanılır. Örneğin, uğursuz sayılan bir kadının temas ettiği bir çocuğu Gomutra içinde yıkarlar.

  • Khandesh bölgesindeki bazı kabileler inek idrarıyla temiz­lenmedikçe bir yabancıyı evlerinin eşiğinden içeri sokmazlar. Aynı şey çocuk hastalıklarına karşı da kullanılmaktadır. 
  • Yeni bir elbise veya kumaş alındığı zaman önce bir ineğin sırtına konur böyle­ce kumaşın daha uzun bir zaman dayanacağına inanılır. 
  • İneğin üzerine işemek insanın ömrünü kısaltır.
  • Hindu’ların inancına göre inek idrarı sağlığa iyi gelir. Bu ürün, aynı zamanda ruhsal gelişimi de sağlar. Ayurvedik Tıp öğretisinde de inek idrarı içilmesi tavsiye edilmektedir. Özellikle hamile bir ineğin idrarı daha makbul ve değerlidir. İnek idrarının cüzzam, yüksek ateş, ülser, ciğer hastalıkları, böbrek hastalıkları, astım, bazı alerjiler, anemi ve hatta kanser gibi hastalıkları tedavi ettiğine inanılır.
İnek idrarı (Gomutra) içenler

Süt ile ilgili inançlar. 

  • Kanarese’deki bir inanca göre süt, haneye uğur getirir. 
  • İnançlı bir Hindu’­nun süt satması günahtır, satanın malına ve mülküne zarar gelir, çocukları hastalanır.
  • Sind’de bir çok aile hiç bir şekilde süt satmaz. 
Süt taşıyanlar © Wikimedia Commons
  • Bir kaptaki süt etrafa saçılır ve dökülürse ineğin sütünün kesileceğinden korkulur.
  • Mahar’lar dökülen sütün başka biri tarafından görülmeden kurutulması gerektiğine aksi takdirde sütü dökenin hastalanacağına inanır. 
  • Kayna­makta olan sütün taşıp ateşin üzerine dökülmesi uğurlu sayılmaz, bu durumda süte su ilâve edilmelidir, aksi halde ineğin memeleri kurur ve sütü kesilir. 
tencere taştı
Taşan süt
  • Süt kaynarken köpükleri hangi istikâmette gidiyorsa hane­ye o istikametten ferahlık gelecektir. 
  • Süt, üzerine üflenerek soğutulmamalıdır. Kendisine süt ikram edilen kişi onu reddetmemelidir. 
  • Bir süt tası devrilirse onu kötü bir ruhun içmek iste­diğine hükmedilir. 
  • İneğin sütü azalmışsa Kushlin adındaki bir şeytanın çarptığı söylenir.
  • Gujarat bölgesinde hastalık girmesin diye köyün etrafına süt serpi­lir.
  • Jain dini mensupları yeni evlilere hediyelerini süt içine batırıp çıkardıktan sonra verirler.
  • Rajputlar ve Sind halkı tanımadığı misafirlere bile süt ikram ederler. Kendilerine ikram edilen sütü kabul etmeyen misafirleri geri çevirirler.
  • Bir ineği olan açlık görmez, beş ineği olanın sırtı yere gelmez. İçinde süt olan evde rahat ve huzur vardır.
  • Sütü olmayanın arkadaşı olmaz.
Süt

Gandi’nin görüşleri

Mahatma Gandhi’ye göre inekler, insanların insaflarına terkedil­miş olan dilsiz ve masum yaratıklardır. Gandhi, ineklerin gözlerinde, insanlardan kendilerine zalimce hareket etmemelerini rica eden yardım çağrıları görür. Gandi’ye göre bu yaratıklar da bizim gibi bir can taşımaktadır. Onların bize kesilmek, dövülmek veya öldürülmek üzere verilmiş olduk­ları doğru değildir. Bu hayvanlara karşı davranışımız, hem onların hem de bizim fayda ve iyiliğimizi sağlamalıdır. Bir yazısında Gandhi “eğer bu hayvancağızlar dile gelselerdi bizden edecekleri şikayetler nice olurdu” diye sormuştu.”

Gandiji ve bir inek

Son söz

Son günlerde sığır eti yemenin insan vücudu üzerindeki olumsuz etkileri daha iyi ortaya çıkmaya başladı. Sığır eti ile beslenmenin çevre üzerindeki etkisi hakkında son araştırmalardan bazıları şöyledir:

Araştırmacılar, artan dünya nüfusu sorunlarına karşı en sürdürülebilir seçeneğin eski Hindu’larla aynı olduğu sonuca varmıştır: Lakto Vejetaryen diyet.

Dindar Hindu’ların evlerinin arka bahçelerinde her zaman bir inek beslenir. Bunlar ailenin çeşitli günlük ihtiyaçlarını sağlar:

  • Yiyecek (süt, ayran, lor peyniri, tereyağı ve yağ)
  • İbadet için ürünler (ghee)
  • Mutfak için yakıt (inek gübresi)
  • Antiseptik temizlik maddesi (inek gübresi ve inek idrarı)

Yukardaki metnin bir bölümünü Hindoloji Asistanı Sn. Kemal Çağdaş’ın bir makalesinden yararlanarak yazdım. Zafer Bozkaya

Related Articles

Yorum Bırakın