Ana Sayfa MUGHAL DÖNEMİ Alemgir ve Hira Bai

Alemgir ve Hira Bai

yazan : Zafer Bozkaya

Bu hikaye, Babür’lüler döneminin en ilginç hikayelerinden biridir. Genç prens Alemgir’in Hira Bai isimli bir cariyeye nasıl aşık olduğunu anlatır. Babür prensi Aurangzeb’in bilinen aşırı dinci görüşleri, başka dinlere karşı hoşgörüsüzlüğü ve gaddarlığı gibi karakter özellikleri bu hikayede tam tersi bir görünümdeydi.

Babür Sultanı ve Alemgir’in babası Şah Cihan, onu 1636’da Deccan bölgesine vali olarak atadı. Alemgir, o sırada on yedi yaşındaydı. Aurangzeb bir gün Aurangabad’a seyahat ederken teyzesi Salah Banu Begüm’ü ziyaret etmek için Burhanpur kentinde konakladı. Konaklama sırasında bir gün teyzesi Banu Begüm, Ahu Khana’da (Ceylan Parkı) Aurangzeb için bir ziyafet düzenledi. Burası bölgedeki bir sultanlık bahçesiydi. Alemgir, Hira Bai isimli kadını ilk kez burada gördü.

Ahu Khana Ceylan Parkı bugünkü durumu

Hira Bai, geleneklere uyarak mahremi olmayan bir kişi olan Babür prensine selam vermemişti. Bunun yerine, bir mango ağacı ile Alemgir’in dikkatini çekti. Hira Bai, ağaçtan mango koparmaya çalışırken güzel bir melodi mırıldanıyordu. Aurangzeb’in o an kadına vurulduğu söylenir. Gözlerini Hira Bai’ye dikerek kalakalmıştı. Hatta dengesini kaybederek yere düşmüştü.

alemgir
Hira Bai dansta

Daha sonra Aurangzeb teyzesine Hira Bai’nin kim olduğunu sordu. Teyzesi Hira Bai’nin bir şarkıcı ve dansçı olduğunu söyledi. Aynı zamanda yakınlarının kökeninden dolayı Zainabadi Mahal olarak da biliniyordu. Teyzesi, Khan-i-Zaman lakaplı Mir Halil ile evliydi. Hira Bai, Mir Halil’e ait bir cariyeydi. Bazı tarihçilere göre Hindu bir köle, başka tarihçilere göre ise Hıristiyan bir köleydi. Banu Begüm, prensin cariyesiyle ilgilendiğini öğrenirse Mir Khalil’in iyi tepki vermeyeceğini söyledi. Mir Halil’in sadist bir adam olduğu biliniyordu. Eğer bunu öğrenirse Hira Bai’yi öldürtmesi bile mümkündü.

Aurangzeb ortamdan ayrıldı. Ancak, Hira Bai’ye sahip olmaya kararlıydı. Sadece alternatif bir yöntem bulmalıydı. Aurangzeb, Hira Bai’yi almanın bir yolunu bulmak için arkadaşı Murshid Quli Khan’a danıştı. Murshid, suçu nedeniyle idam edilecek bile olsa kızı kurtarmak için Mir Halil’i öldürtmeyi teklif etti. Ancak Aurangzeb teyzesinin dul kalmasını istemedi. Bunun yerine Aurangzeb, Mürşid’e Mir Khalil ile yakınlaşmasını ve Hira Bai’yi serbest bırakmasını söylemesini önerdi. Murshid, Aurangzeb’in istediğini yaptı. Mir Khalil de Babür prensinin bu isteğini reddetmedi. Murshid’e, cevabını eşi aracılığıyla göndereceğini söyledi.

Banu Begüm, Aurangzeb’e eşinin Hira Bai’yi özgür bırakmayı kabul ettiğini bildirdi. Ancak, onu karşılıksız vermeye istekli değildi. Aurangzeb’in hareminden bir cariye olan Chattar Bai ile Hira Bai takas edildi ve Aurangzeb sonunda Hira Bai’ye sahip oldu.

Alemgir ve Hira Bai

Aurangzeb, Hira Bai’ye hemen aşık oldu. Onun uğruna din konusundaki tutucu görüşlerinden uzaklaştığı bile söylendi. Aurangzeb, bu sürede daha önce hiç olmadığı kadar mutluydu. Hira Bai’nin yanındayken şarkı söyleyip dans ediyordu, ki bu hiç rastlanmayan bir şeydi.

Hikaye devam ederken, Hira Bai bir keresinde prensin şarap içmesini istedi. Bunu kendisine olan sevgisini kanıtlamak için yaptıracaktı. Bu teklifin ne kadar önemli olduğunu anlamak için Aurangzeb’in koyu dindarlığı ile tanındığını vurgulamak gerekir. Aurangzeb, İslam’da yasak olduğu için asla alkol almazdı, ancak öteki hiçbir Babür Sultanı bu kurala uymamıştı. Aurangzeb bardağı aldı, tam bir yudum içmek üzereydi ki Hira Bai onu engelledi. Sadece onu denemek ve kendisine olan sevgisini kanıtlamak istemişti. Başka bir versiyona göre ise, Aurangzeb şarabı içmişti.

Babür İmparatorluğu casuslarla doluydu. İmparatorlukta, özellikle Babür prensleri hakkındaki konularda hiçbir şey gizli kalamazdı. Aurangzeb ve Hira Bai’nin yaşadıkları bu olayın haberi, Babür başkentine, Aurangzeb’in abisi Dara Shikoh’a ulaştı. Şah Cihan, oğullarından Dara Shikoh’u, daha çok seviyordu. İki kardeş de birbirinden hiç hoşlanmazdı. Dara Shikoh, Aurangzeb’in dini aşırılıklarıyla ve kendini beğenmiş tavrıyla alay etmeyi severdi. Dara Shikoh, Babür Sultanına gitti ve ona Aurangzeb ile Hira Bai hakkında anlatılanları aşağılayıcı bir şekilde aktardı, “Bu ikiyüzlü vatandaşın dindarlığını ve çaresizliğini görün! Teyzesinin ev hizmetçisi olan bir kölenin peşinde dolaşıyor.” dedi.

Dara Shikoh

Ne yazık ki Hira Bai ile Aurangzeb’in birlikteliği uzun sürmeyecekti. Hira Bai, bir yıl içinde 1654 yılında genç yaşta öldü ve Zainabad’a gömüldü. 

Hira Bai’nin kabri

Aurangzeb, Zainabad kentinde onun adına bir cami yaptırdı. 

Zainabad Camii

Hira Bai’nin ölümü, Aurangzeb’i depresyona sokmuştu. Aurangzeb, bu depresyondan kurtulmak için Hira Bai öldükten kısa bir süre sonra ava çıkmaya karar verdi. Arkadaşı ve şairi Aqil Khan, bu kadar depresyondayken neden ava çıktığını sordu. Aurangzeb, “Evde oturmak ve ağıt yakmak kalbi rahatlatmaz, sadece yalnız başınıza kaldığınızda yüreğinizi söndürecek kadar ağlayabilirsiniz” diye cevap verdi. Bunu duyan Aqil Khan, “Aşk ne kadar kolay oluştu, ama ne yazık ki her şey ne kadar da zor oldu!” diye yazdı.

Alemgir, gençliği

Related Articles

Yorum Bırakın